Güvercin Besleme Genel Bilgiler!



Bilgi Güvercinlerimizin hayatı yıl boyunca değişik dönemlere ayrılır. Yazları uzun ve sıcak günlerdeki davranışları ile kışın kısa ve soğuk günlerde vakit geçirme tarzları varlıdır. Yine tüy dökme, yumurtlama dönemleri de bu koşullara göre değişir.Güvercin bakımı kış aylarında ekstra bir önem kazanır. Hava koşullarının kötüleşmesiyle yaz aylarında alışkın oldukları hayatı kışın sürdürememeleri günlük hayatlarında da bir takım değişikliklere sebep olur. Yazları sık sık uçan, saatlerce havada kalan kuşlarımız kışın kapalı ortamda bu hareket tarzlarını kaybederler. Yazları çok sık ve kolay banyo yapıp güneşlenirken, kışın kapalı ortamlarda, genellikle soğuk ve güneşsiz günlerde bu imkânları azalır. Güvercinlerimizden kış aylarında yavru almayı düşünmüyorsak erkek ve dişi güvercinleri ayrı ayrı tutmakta fayda vardır. Ben genellikle Kasım, Aralık ve Ocak aylarını tamamen ayrı ve dinlenerek geçiriyorlar. Sadece çok güzel havalarda, haftada 1 -2 kez uçurmaya çıkarıyorum Şubat ayında aynı yere koyduğum çiftler Şubat sonlarından itibaren zaten yumurtlamaya başlıyorlar. Havalar da yavaş yavaş ısınmaya başlıyor. Özellikle yarışmalara katılan, yüksek performans için zorlanan kuşların yıl boyunca 2-3 ay mutlaka dinlenmeye ihtiyacı var. 
Irklar Güvercinler (Columba livia, güvercinler ve kumruları içeren ailede 300’den fazla tür bulunur) az bir eforla yetiştirilebilen dayanıklı hayvanlardır. Yetiştirildikleri bölgelerin dışındaki farklı iklimlerde yaşamlarını sürdürebilirler ve genellikle kilometre karelerce bir uçuş alanına gereksinimi olan yemleri bulabilmek için uçarlar. Güvercinler küçük bir baş, iyi gelişmiş bir göğüs, yumuşak ve yoğun tüy örtüsüne sahiptir. 
Barınak Öncelikle güvercin bakmak için sağlıklı bir kümese ihtiyaç vardır. Bu kümesin ahşap olması veya toprak üzerinde olması kuşlarımızı aşırı rutubetten koruyacaktır. Teras gibi yerde tuğla kümes yapan arkadaşlarımızın rutubet ortamından kurtulmaları için kümes içini strafor dediğimiz köpükle döşememiz gereklidir. Kümeslerimize bol oksijen girmesi için ufak dahi olsa bir pencere açılması ve sinek teli ile kapatılıp içeriye mikrop taşıyan sineklerin girmesini engellemeliyiz. Kapı ve pencere üzerindeki camlar kümes içine güneşin girmesine yardımcı olacağından tercih nedenidir. Kümesleri güneş alacak şekilde yapmamız sadece güneşte olan D vitamininin kuşlar üzerine gelmesine yardımcı olmamız gerekir. Kümes içine yaptığımız yuvaların da kuru tahtadan yapılıp güvercinlerin yumurtlaması için kuru çam yaprakları, kuru ot koyun, yumurtanın hava almasını sağlayacağından yavrunun sağlıklı çıkmasını sağlayacaktır. Maksimum verim ve minimum hastalık riski için güvercinler kuru bir ortamda barındırılmalı barınaklar tercihen kuzeydoğu yönüne bakmalıdır. İyi bir havalandırma ve bol güneş ışığı barınakların kuru olmasını sağlar. Tel örgü ile çevrili bir uçuş alana gereksinir. Barınaklarda entansif olarak yetiştirilen güvercinler gezinme amacıyla %50 daha fazla taban alanına gereksinirler. Her bir barınağa 10-15 çift damızlık konmalıdır. Akıllıca düzenlenmiş bir baraka en ekonomik yapı şeklidir. Uygun bir barakanın yüksekliği 2 m, genişlik 2 m, uzunluk 2.5 m olacak şekilde yapılmalıdır. Drenajı kötü olan yerlerde barakanın tabanı beton veya tahta olmalıdır. Barınakta ve uçuş alanında tünekler bulunmalıdır. Yuva Çift yuva esastır. Dişi güvercin genellikle yavrular yuvayı terk edebilecek hale geldiklerinde yumurtlamaya başlar. Bu sırada erkek güvercin ise, yavruları pazarlama büyüklüğüne ulaşıncaya kadar beslemeye devam eder. Bir güvercin çifti için hazırlanacak olan yuva kutusu 40 cm yükseklikte 80 cm genişlikte olmalı ve her yuva kutusu tam ortadan ikiye bölünerek 40 cm lik genişlik sağlayacak şekilde ikiye bölünerek bir çifte güvercine tahsis edilmelidir. Yuvalar 40 cm derinlikte olmalı ve yuvaların önüne bir platform konarak kuşların yuvalarına kolaylıkla konmaları sağlanmalıdır. Yuvalık tasları temizlenme kolaylığı bakımından yuva kutusu içine konmalıdır. Çam yaprakları gibi kaba materyal iyi bir yuva materyalidir. Yuva materyalinin barınağın ya da kümesin bir köşesine konması israf olmasına engel olur böylece güvercinler üreme dönemleri boyunca gerektiği kadar materyali buradan alabilirler. 
Üretim Damızlıklar temel genetik bilgilerin ışığında seçilmelidir. Kayıtların dikkatli tutulması büyük ölçüde yardımcı olur. Bir çift damızlık güvercin yılda ortalama ağırlığı 450-700 g kadardır. 20-30 adet güvercin yetiştirmelidir. Güvercinler altı aylıktan itibaren çiftleştirilebilirler. Bazı dişiler 10 yaşından sonra dahi üretkenliklerini devam ettirirken, bazı erkeklerin de beş yaşından sonra bile başarıyla kullanıldıkları bildirilmiştir. Dişiler genellikle erkeklerden küçüktür ve daha narin bir kafa yapısına sahiptir. Dişiler badi badi bir yürüyüş stiline sahiptir ve kuyruklarını erkekten daha dik tutarlar. Pelvik kemikler arası dişide daha geniştir. Erkek daha iri ve agresif olup, gürültülü bir ötüşe sahiptir. Üreme mevsimi sırasında erkek sürekli kur yapmak için dişinin çevresinde döner. Damızlık Çiftler Damızlık çiftlerin kendi eşlerini kendilerinin seçmesine izin verilir veya zorla eşleştirilir. Eşler doğal çift kurma sırasında erkeğin dişinin çevresinde kur yaparak dolaşması ile ayırt edilebilir. Eşler numaralanmış veya renkli bacak halkaları kullanılarak aile içi çiftleştirmelerden korunur .Zorlamalı çift oluşturulması isteniyorsa damızlık dişi ve erkek güvercin birlikte kapalı bir yuva kutusu içinde veya içinde suyu ve yemi olan uygun bir kümeste iki hafta süre ile bir arada tutulması yeterlidir. Çift kurmuş damızlıklarda çiftin mümkün olduğunca bozulmamasına çalışılmalıdır ve yaşamları boyunca bir arada olabilirler. İsteksiz kuşlar birbirinden ayrılmalıdır. Yüksek verimli dişilerin genç ve istekli erkeklerle çift kurmaları esansiyeldir. Ana üretim sezonu boyunca (ilkbahar ve yaz) bir çift güvercinden her 2 ayda bir pazarlamaya hazır palazlar elde edilmelidir. Kuluçkadan çıkış ve büyütmeGüvercin yumurtasının inkübasyon süresi 17-21 gündür. İlk ve ikinci yumurta arasında kuluçkadan çıkış süresi bakımından 1-2 günlük fark olur. Her iki ebeveyn birlikte yuvayı hazırlar ve sırayla kuluçkaya yatarlar. Dişi kuş genellikle palazlar iki haftalık olduğunda tekrar yumurtlamaya başlar. Her iki ebeveyn de yavruları beslemesine rağmen dişi kuş ikinci kez yumurtlamaya başladığında palazların beslenmesi ile daha çok erkek kuş ilgilenir. Palazlar yuvayı terk etmeden önce dişi kuş yumurtlamaya başladığından palazların rahatsız olmaması ve kuluçkaya ara verilmemesi için yukarda açıklandığı gibi ikinci yuva temin edilmiş olmalıdır. Ebeveyn palazları beslediği için kuşları rahatsız etmeye gerek yoktur. İlk haftalarda palazlardan biri ölürse onun yerine aynı yaş ve büyüklükte başka bir palaz konarak ebeveynin bunu da beslemesi sağlanabilir. Bu durum palazsız kalmış olan çiftin daha erken yumurtlamaya başlamasını sağlar. Bu durumda örneğin yavrularından birisi ölmüş olan çiftin diğer yavrusu tek veya kendileri gibi yavrularından birisi ölmüş olan diğer bir çifte verilerek bu çiftin tekrar yumurtlamaya daha erken başlaması sağlanarak çifte verilerek ekonomik kayıp azaltılmaya çalışılır. 
Beslenme Güvercinler yaşamının ilk 15 gününden sonra diğer kanatlılara oranla çok daha hızlı büyürler. İlk gıdaları ebeveynlerinin kursaklarında sentezlenen ve güvercin sütü adı verilen bir sıvı olup, yavruların ağızlarına kusularak verilir. Güvercin sütü protein ve yağ miktarı yüksek koyu krem rengi ve kıvamında yarı sindirilmiş bir materyal olup, karbonhidrat miktarı düşüktür. Yumurtadan Çıktıktan 30-45 gün sonra yavrular yem tüketebilirler. Diğer kanatlı türlerin aksine güvercinler toz formdaki yemi tüketemediklerinden verilecek olan dane yem, bütün halde, kaba kırılmış veya ezilmiş olarak verilir veya ticari olarak hazırlanmış palet yemler kullanılır. Birçok yetiştirici tarafından güvercinler en çok kullanılan dane yemler arasında mısır, buğday, darı ve bezelye gibi baklagiller bulunur. Daneler yemlikte karışık bir şekilde ya da kafeterya tipi bir yemlikte verilirler. Karışık yemleme yapıldığında güvercinlerin günde iki kez yemlenmesi önerilir. Her periyotta, 1 saat içinde bitirilecek kadar yem verilir. Güvercinler yem konusunda titiz olmamalarına rağmen, tamamen dane yemden oluşmuş diyetleri tercih ederler. Mısır gibi iri daneler kırılarak verilebilir. Kuşlarımızı kümesimize koyduğumuzda bunların bakımı gündeme geliyor. Günümüzde buğdayla beslediğimiz kuşları maalesef iki saatten fazla uçuramıyoruz. Veya kuşlar eskisi kadar zinde olmuyor. Bunların sebebi tek buğday veya mısırla beslenen hayvanlar, vücutlarına gerekli olan vitamin ve mineralleri yeteri kadar alamamaktadırlar. Oysa vitamin ve mineraller doğurganlık, parlak tüy yapısı, sağlam kas ve kemik yapısı, hastalıklara karşı direnç yönünden çok önemlidir. Bu yüzden kuşlarımıza buğday, mısır, fiğ, pirinç, kırmızı mercimek, kendir tohumu, kuru bezelye gibi karışımlar hayvanların bir nebze olsun ihtiyaçlarını karşılarlar. Bu yemlerin tozsuz ve temiz olması gerekir. Hayvanlar yedikleri bu yemleri taşlıkları vasıtasıyla öğütürler. Bu yüzden taşlıklarına öğütücü kum parçaları gerekir. Bizler genellikle deniz veya dere kumu ile bu ihtiyacı gidermeye uğraşırız. Ancak bu tür kumlar yuvarlak olduğundan kesici görevi yapmaz. Kuşların kursağında boşuna şişlik yapar ve bu kumları yiyen kuşlar bir köşeye çekilir ve kabarık dururlar. Bu kum ihtiyaçları Avrupa’da istiridye kabuğu kırıklar, kırmızı kil, kömür, çakıl, kurutulmuş deniz yosunu ile giderilir. Ayrıca bu karışımlar 220 derecede fırınlanarak mikrop ve zararlı bakterilerden arındırılırlar. 
Su Güvercinler yalnızca içmek için değil ekstern al parazitlerden kurtulmak için suya gereksinir. Bir tek su kabı her iki amaç için yeterli olup, her gün temizlenmelidir. Çimento veya galvanizli saçtan yapılmış 50 cm uzunluk 60 cm genişlik ve 10 cm derinlikteki bir suluk bu amaca uygundur ve suluklar gölgelik altında olmalıdır. Bir çift damızlık güvercin yılda 180 it su tüketir. Bir çok kuşun aksine güvercinler suyu gagalarını daldırıp emerek içer. Kuşlarımıza genelde hastalıklar sudan bulaşır. Suluklarımız çok temiz ve temizlenebilir şekilde olmalıdır. Genelde bu suluklarımıza kuşların tüyleri, vücuttan çıkan tozları, yem parçaları ve pislikler toplanır. Suda mikroorganizmalar mikroplar, bakteriler, mantar, koli basili çok çabuk ürerler. Böyle bir su çeşitli hastalıklar ve ishal ile kuşun sağlığını tehdit eder. Bu sebepten haftada en az bir kere dezenfektan ilaçları ile temizlenmeli, hatta su içine birkaç damla damlatılarak suyun dezenfekte olmasını sağlarız. Bunlar; Witte Molen Wime-San, su koruyucu Dezen, Mefarol, Vanodin gibi ilaçlardır. 
Vitaminin önemi Canlı organizmalarda yaşamsal etkinliklerin (büyüme, üreme, performans, bağışıklık gibi) normal ölçülerde şekillenebilmesi ve sağlıklı durumun sürdürülebilmesi için gerekli olan organik maddelerdir. Dahil, bütün hayvan türleri biyolojik yönden etkin olan bu maddelerin hepsinin yeterli ölçülerde organizmalarında sentezleyemezler. Bu nedenle de, vitaminlerin çok düşük miktarlar halinde besinler içerisinde alınması veya doğal değerlerine yakın ölçülerde günlük yem karışımlarına katılması gerekir. Besinlerin dört ana bileşeni olan proteinler, yağlar, karbondihratlar ve tuzlar saf olarak alındıklarında, yeterli ölçülerde hayvansal organizmaya girseler bile, sağlıklı durumun uzun süre sürdürülmesini sağlayamazlar. Bunlarla birlikte, vitaminlerin ve hatta kobalt, demir, iyot, flor, çinko, bakır, magnezyum, manganez, molibden, vanadyum, silisyum ve selenyum gibi esansiyel minerallerin de alınması gerekir. Eğer günlük yem karışımlarında bulunması gerekli olan vitaminlerden biri veya bir kaçı eksik olursa veya uygun yoğunluk ve formülasyonlarda katılmazsa büyümenin gerilemesi, verim düşüklüğü, üreme performansının azalması ve benzeri belirtilerle kendini gösteren bir dizi bozukluk şekillenir. Bu nedenle güvercinler gibi hızlı metabolizması olan kanatlıların sağlıklı durumunun korunması ve yüksek verime yönelik hayvancılıkta vitamin kullanılması başlıca seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır. Vitaminlerin hayvan organizmasında gerçekleşen metabolik olaylardaki başlıca önemleri, koenzimlerin ve kofaktörlerin bir bölümünü oluşturmalarından kaynaklanır. Kuşlarımıza ne kadar bakım yaparsak yapalım mineral ve vitamin yönünden gerekli ihtiyacını sağlayamayız. Oysa mineral ve vitaminler sağlık, doğurganlık, parlak tüy yapısı, sağlam kemik ve kas yapısı ve hastalıklara direnç yönünden çok önemlidir.Wimoraal mineral karışımı, VM-Forte vitamin ve Muta-Vit gibi mineral veya vitaminler kullanılır. Kuşlarımızın yedikleri içtikleri her şeyden bağırsakları bozulabilir. Bunun için COXİ PULUS, solunum yolu hastalıkları için BAYTRİL, kabarma ve kurumaya giren kuşlar için OROPHARMA FORLAYT kullanırız. Bağırsak solucanları için bir litre suya 5 diş sarımsak koyulur bir gün sonra kuşlara verilir. Bit, pire içinse Ardap, Ecto Spray kullanılır. 
Yavru bakımı 17-21 günde yumurtadan çıkan güvercin yavruları, ilk hafta gözleri kapalı ve hav tüyleri ile kaplıdırlar. Hav tüylerinin sıklığı ve uzunluğu ırklara ve renklere göre farklılık gösterir. Yavrular ilk günlerde ana ve babanın kursağından salgılanan ve “güvercin sütü” yada “kursak sütü” (halk dilinde maya) adı verilen proteince zengin bir besin maddesi ile beslenirler. İlk haftadan sonra bu süt yerini yavaş yavaş ana ve babanın kursağında ıslatılmış dane yeme bırakır. Özellikle bu dönemde yemin karışık muhabbet kuşu yemi ile takviye edilmesinin yavruların gelişmesine olumlu katkısı vardır. Yavru döneminde anaçlar sabah ve akşam olmak üzere günde iki öğün yemlenmelidirler. Yavru bulunmadığı döneme nazaran yemleme süresinin uzatılmasına dikkat edilmelidir. Zira ebeveyn kuşlar önce yavruları sonra da kendilerini yeterince besleyebilmelidirler. Eğer yemleme süresi kısa olursa yavruya verilen yemde bir süre sonra azalmakta, yavruların gelişmesi yavaşlamaktadır. Eğer mümkünse çok sıcak günlerde öğle vakti de çok az miktarda yemleme yapılarak, yem ile birlikte yavrulara su verilmesi sağlanmalıdır. Yavrulu anaçların önünde sürekli yem olması ilk günlerde bir sorun teşkil etmese de bir süre sonra yavrular doyduklarından dolayı ana ve babalarından yem istememektedirler. Yavru tarafından yemlenme isteği yeterince güçlü olmazsa bir süre sonra ana ve babaların da yemleme isteği azalmaktadır. Yavruya bakma güdüsünü ayakta tutabilmek için iki kez yemleme ile yavruların yemlenme isteklerinin her zaman güçlü kalması sağlanmalıdır. Birinci haftadan itibaren tüylenme yavaş yavaş başlar. Mümkünse 20 günlük yavruların yanına, yuvalıklara yem konmalıdır. Eğer bu mümkün değilse 30 günlük yavrular yere bırakılmalı, böylece yemlenirken ana ve babalarını görmeleri sağlanmalıdır. Bu şekilde yavrular çok kısa süre sonra yem yiyebilmektedir. Yavrular yere bırakıldıklarında yuvalıklara ulaşamayacak kadar küçük olmalıdırlar, yada yuvalıklar yerden yeterince yükseklikte bulunmalıdır. Aksi takdirde yavrular yabancı çiftlerin yuvalığına girmekte ve yuvalık sahipleri tarafından gagalanmakta, dövülmektedirler. Yavrular 40 günlük yaşta yem yiyebilmeliler ve ebeveynlerinden ayrılmalıdırlar. Yeme düşen yavruların önünde ilk hafta sürekli yem bulunmalıdır. Bu dönemde yavrular gözlenerek, hepsinin su içip yem yediklerinden emin olunmalıdır. Yavrular genellikle yem yemeye su içmeden daha önce başlamaktadır. Suyu bulamayan yavruların gagaları ara sıra suluğa sokularak içmeleri sağlanmalıdır. Bir süre sonra tüm yavruların yem yedikleri ve su içtikleri görülecektir. Bundan sonra yavrularınızın uçurma ve alıştırma antrenmanlarına geçebilirsiniz. 
Parazit ve Hastalık Kontrolü Yeterince banyo yapma fırsatı varsa ekstern al parazitler minimumda tutulabilir. Güvercinler tavuklardaki bit, pire ve kene gibi parazitlerin aynılarına sahiptir. Bir önlem olarak yuva kutuları ve yuva materyali sprey veya toz ilaçlarla ilaçlanmalıdır. Tahtalar yılda en az bir kez kreosol ile boyanmalıdır. Bütün çiftliklerde hastalıklar minimumda tutulabilmesi için sıkı bir hijyenik program uygulanmalıdır. Rutubet oluşumu önlenmeli, kümesler düzenli aralıklarla sık sık temizlenmeli. Bütün hasta kuşlar sürüden izole edilmelidir. İlaç ve pestisid seçiminde kullanım amacına dikkat edilmelidir. İç parazitlerden Ascaridia galli güvercinlerde en yaygın rastlanan barsak parazitidir. Piperazine türevi ilaçların kullanımı bu parazitin etkili bir şekilde kontrol altına alınmasını sağlar. Bu ilaç sürüye yem veya su ile verilebilir. İlaçlar içme suyu ile verilmelid1r. Böylelikle toplam gereksinilen doz yalnızca birkaç saat içinde verilebilir. Doz oranı kullanılan preparata göre değişiklik gösterir. Bitler en yaygın ekstern al parazitler olup, yalnızca kuş üzerinde yaşayabilir. Konakçıdan ayrıldıklarında ölürler. Birçok farklı bit tipi mevcut olup, en yaygın olanı vücut bitidir. Bitler kuşlarda genel bir güçsüzlük hali yaratmalarının yanı sıra, canlı ağırlık artışı ile yumurta veriminin azalmasına da neden olurlar. Herhangi bir bit enfestasyonu toz veya sprey insektisidlerin kullanımıyla kolaylıkla kontrol altına alınabilir. Kırmızı pireler (yanlış bir biçimde pire olarak isimlendirilen maytlar, (Dermanysus gallinae) güvercinlerde en çok problem oluşturan parazitlerdir. Bunlar oldukça küçüktür ve çıplak gözle yapılan muayenede dikkatlice bakmayı gerektirirler. Kümesteki tahta çatlakları arasında yaşar ve geceleri kuşlara hücum ederler. Pireleri kontrol altına almak için tahtaları koruyucu bir boya ile boyamak ve kümesi amaca uygun bir pestisidle ilaçlamak gerekir. Güvercinlerin başlıca hastalıkları arasında; kronik solunum yolu hastalığı (chronic respiratory disease), ornitozis, kanser, çiçek, koksidiozis, tuberkülozis ve paratifo yer alır. 
Dezenfekta ilaçlarına sıra gelmişken bizler bu konuyu da maalesef göz ardı ediyoruz. Halbuki kümeslerimizi en az ayda bir kere dezenfektan lamamız gereklidir. Dezenfektan yapmadan önce kümes ve yuvalardaki pislikleri kazıyıp temizlememiz gerekir. Daha sonra içerideki tozlar temizlenir. Dezenfektan kuşların üzeri dahil kümesin her yerine sıkılır. Bu bir fitil pompa yardımıyla yapılabilir.Kuşlarımız her gün banyo yapmalıdırlar. Banyo suları temiz olmalıdır. 5-6 kuş yıkandıktan sonra yeni su koyup diğerlerinin yıkanmasını sağlamalıyız. Kesinlikle yağmur veya birikinti sularında kuşların banyo yapmasına müsaade etmeyiniz. Bazılarımız toprak dökerek kuşların buralarda eşinmesini, toprak üzerinde bir şeyler yemesini düşünürüz. Oysa bu toprak üzerine yağan yağmur ve uçuşan tozlar hastalık taşır. Bu yüzden haftada en az bir kere dezenfektanla toprak temizlenmelidir. 
Karantina Yeni bir güvercin alınıp kümese getirildiğinde uygulanması gereken karantina yöntemi: Öncelikle yeni aldığımız güvercini koyacağımız karantina kafesi veya kümesi temizlenip dezenfekte edilir.Karantina için tercihen 60cm genişlik ve 40 cm derinlikten daha az olmayan güvercinin içersinde rahatlıkla yemini yiyebileceği ve suyunu içebileceği, önü metal yuva önü teli içeren (yemlik ve suluk asmak için), yuva altı ise yuva içi ızgarası içeren (kuşun dışkılarını günlük görebilmek ve rahat temizlemek için) modern bir dizayna sahip olmasında fayda vardır. 1.Gün – Güvercine içersine bir miktar GÖZ TAŞI koyduğumuz ılık su ile elle banyo yaptırılır. Bu sayede kuşun tüylerindeki ve derisindeki istenmeyen mikroplar bertaraf edilir. Güvercin kuruması için sepete konarak güneş ışığına çıkartılır. Bu arada kuşa ağızdan 1 adet KURT hapı atılır. Kuş kuruduktan sonra karantina sürecini geçireceği yere alınarak temiz su ve yem verilir. Güvercine elle banyo yaptırdıktan sonra kendi ellerimizide herhangi bir antseptik ile temizlemeyi ihmal etmiyelim. 2.Gün – Güvercinin sabahları temiz suyu yenilenir ve akşamları 3 gün süreyle TRİKONOMASİS ilacı verilir. Bu ilaç sadece akşamları verilir zira gün boyu suyunda bırakılırsa tadı ekşime yapacağından ve kuş kafeste hareketsiz olduğundan az su içebilir. Tek kuş için Trikonomasis hapı da kullanılabilir.3.Gün – Güvercine sabah temiz su verilir akşam ise suyuna İVOMEC türü ürünlerden verilir. Bu tedavide 48 saat sürer.4.Gün – Temiz su gün boyu.5.Gün – Yeni güvercine 10 gün süreyle BAYTRİL verilir. Bütün bu uygulanan tedavilerin neticesinde şayet kuş sağlıklı görünüyorsa diğer güvercinlerin yanına alınır.Tercihen karantina bölümünün diğer kuşların kümeslerinden ayrı bir mahalde yer almasında fayda vardır. Güvercin diğerlerinin yanına konulduğunda ilk birkaç gün süreyle yem yemesi ve su içmesine dikkat edilmesi gerekir. Zira yem yemeyen ve su içmeyen kuşlar herşeye rağmen hastalanmaya mahkumdur. 
Güvercinlerde salgın hastalık Paramyxovirüs Newcastle (yalancı veba) virüsünün bir benzeridir. Diğer kuşlar için olmamakla birlikte güvercinler için çok fazla patojendir. Hastalığın GelişimiGüvercinler hasta olmasından birkaç gün sonra burun, boğaz, göz ve dışkıdan virüsü etrafa yayarlar. Kuluçka dönemi 3 günden 21 güne kadardır. Yaklaşık 4 hafta sonra güvercinlerin %30 u hastalığı atlatır. Hastalığın Semptomları :İshal, zayıflama, az yeme, çok fazla su alımı hastalığın başlıca belirtileridir. Her iki ayakta da felç, ürkeklik, buynun eğilmesi, denge kaybı, devrilmek, geri geri gitmek görülür. Güvercinlerin çoğu ölür. Hastalığın Tanımı :Virüs özellikle tam teşeküllü laboratuvarlarda, ölü kuştan alınan beyin ve böbrek parçalarından tanımlanır. Kuştan, hasta olduktan 2 hafta sonra alınan kan örneğinde antikor kanıtları görülelebilir. Hastalığın Tedavisi iğer tüm viral hastalıklarla birlikte, hastalığa yakalanan güvercinler için etkili bir tedavi yoktur. Sürüden birinin bu hastalığa yakalandığından şüpheleniyorsanız, hastalığın yayılmasını önlemek için ‘tüm’ güvercinlere koruyucu aşı uygulanabilir. Görünüşte hasta olan güvercinler diğerlerinden uzaklaştırılmalıdır ve aşılanmamalıdır. Çünkü virüsü yayarak sürünün kalanını aşının koruyuculuğu elde edilene kadar diğerlerini de riske sokar. Savunma sistemlerini güçlendirmek için livimum ve vitamin E ve B12 ile destek tedavi uygulanmalıdır. Böbreksel bozukluklarla birlikte sıvı içinde dışkı parçacıkları. Bu dışkı parçacıkları bağırsaktan çok böbreksel bozuklukların sonucudur. Coccidiosis bir bağırsak hastalığıdır. Coccidia neredeyse tüm güvercinlerin ince bağırsaklarında bulunur. Trichomonads ile birlikte coccidia güvercinlerde en sık rastlanan parazitlerdir. Coccidia’nın sadece çevrede geliştikten sonra bulaşıcı olan kalıcı safhasına ookist denir. Hastalığın GelişimiOokist’in vücuda girmesinden sonra gelen safha, bağırsak zarına verdiği zarardır. 4-7 gün içerisinde güvercin ookist’i dışkı yoluyla çıkarmaya başlar. Coccidiosis’in 2 şekli vardır: 1-Asemptomik form En sık rastlanandır. İlk kez ookist’i az miktarda kaptıktan sonra, endogenous uyarımına bağlı olarak, güvercinler savunma mekanizmalarında hastalığa karşı bağışıklık geliştirirler. Bu korumayla ookist alımı vücuda düşük seviyelerde olur ve güvercinler parazitlerle bir çeşit denge içinde yaşarlar ve bu parazitler onları bağırsak hastalıklarına karşı korur. 2-Visible şekil (şiddetli safha) Hastalığın bu şekli daha şiddetli bir gidişat sergiler. Genç, korunmasız kuşlarda ookist’in büyük miktarlarda vücuda alımıyla oluşur ya da kart kuşlarda stres faktörünün etkisiyle sağlığı bozulan güvercinlerde görülür ki bunlar asıl coccidiosis’dir. Hastalığın SemptomlarıAsemptomik form: , Zarar gören kuşlar her ne kadar daha az canlı olsalar da sağlıklı görünürler. Şiddetli safha: Gözler görülür bir şekilde etkilenmiştir. Kötü kokulu, yeşilimsi, sümüksü dışkı ve bazen kanlı ishal olur. Kayıtsızdırlar, tüyleri kabarır ve bol su içerler, fazla yemek yemezler. 
Güvercin bakımı ve sağlık Güvercin bakım ve sağlık programı deyince 365 günlük bir periyodu kapsamalıdır. Bir yıllık uygulanacak olan bakım programları güvercinin içersinde bulunduğu yuva pozisyonuna ve mevsimine göre değişir. Bu nedenle güvercin bakım programlarını dönemler itibariyle şu şekilde sıralayabiliriz. 1. TÜY DÖNEMİ PROGRAMI2. KIŞ DÖNEMİ PROGRAMI3. ÜRETİM (YAVRU) DÖNEMİ PROGRAMI Tüy dönemi programı güvercinlerin her sene mevsimsel olarak kanat ve vucut tüylerini yenilediği 1 Ağustos tarihinden itibaren uygulanmaya başlar ve kümesteki bütün kuşların tüyden tamamen çıktıkları tarihe kadar uygulanır. Güvercinin yaşı ve yuva pozisyonu bu süreyi etkilemekle birlikte genel olarak (1 ağustos –1 aralık ) tarihleri arasındaki süreyi kapsar. Unutmamak gerekirki tüy dönemini iyi geçirmeyen güvercinden ne damızlık olur nede yarışçı olur. Tüy dönemi kuşun sağlık barometrelerinin sınandığı en önemli dönemdir. Kuşların tüy döneminden önce Salmonelle, kurt, trikonomasis vb. gibi hastalıklara karşı sağlık durumları kontrol edilir şayet gerek görülürse bu hastalıklara karşı ön tedavileri yapılır. Bütün ön tedaviler Temmuz ayının sonuna kadar bitirilmeli ve Ağustos ayı itibariyle kuşlar tüy dönemi programını uygulamaya hazır hale gelmelidir. Zira tüy dönemine yeterince sağlıklı olmadan giren güvercin bu dönemin yarattığı ekstra STRES nedeniyle hastalıklara ve enfeksiyonlara açık hale gelebilir. Sağlıklı bir güvercin hiçbir tıbbi müdahaleye maruz kalmadan bu dönemi en iyi şekilde geçirmelidir. Tüy dönemi esnasında kuşlarımıza zorunlu kalmadıkça kesinlikle ANTİBİYOTİK ve KURT ilacı gibi ürünler verilmemelidir. Zira bu tarz ürünler kuşların tüy yapısını bozar. TÜY DÖNEMİ TÜY YEMİ: % 30 MISIR, % 20 BUGDAY, % 10 ARPA, % 10 AK DARI, % 25 BEZELYE, % 5 ASPİR Bu yemde kullanılan tahıllar içersinde Bezelye yerine diğer baklagiller (fasulye, mercimek, fiy, burçak, çılban) vs. gibi tahıllar kullanılabilir. Aspir yerine ise çekirdek kullanılabilir. Ayrıca 1 kg karşıma 1 yemek kaşığı Keten tohumu ilave edilir. Haftada bir gün kuşlarımıza yeşil salata, havuç, lahana vb. gibi sebzeler verilmelidir. Haftada 1-2 defa mutlaka BANYO yaptırılmalıdır. Banyo suyuna GÜVERCİN BANYO TOZU katılabilir. Veya bu suya 10 lt banyo suyuna 20 ml Sirke, 1 avuç Tuz, 2 çay kaşığı Göz taşı, 1 kapak Çamaşır suyu katmak suretiyle güvercinlerin banyo yaparken dış parazitlerden kurtulmalarını sağlayabiliriz. KIŞ DÖNEMİ KIŞ YEMİ: % 30 MISIR, % 15 BUĞDAY, % 20 ARPA, % 10 AKDARI, % 20 BEZELYE, % 5 ÇEKİRDEK Kış dönemi süreci takriben 1 Kasım tarihinde başlar ve kuşlarımızı tekrar eşe atacağımız Şubat dönemine kadar sürer. Şayet kışın yavru almayı düşünüyorsak bu program yerine Üretim Programını uygulamalıyız. Kışın şayet yavru almıyorsak kuşlarımız aşırı efor sarf etmeyeceği için fazla kilo alıp yağlanmalarını önlemek için hafif yemle bakılmalıdır. Bu döneme güvercinlerin çok fazla ihtiyacı vardır. Zira diğer zamanlarda uçtukları, yavru baktıkları veya yarıştıkları için bünyeleri çok fazla yıpranmıştır. Bu dönemde bu nedenle iyi bir istirahata ve gelecek sezon için bünyelerini dinlendirmeye ihtiyaç vardır. Dikkat edilecek olursa doğada yaşayan bütün canlılar bu dönemi yavrulamadan istirahatla geçirir. Bu bakımdan bizlerde kuşlarımızı doğalarına uygun olarak bakmalıyız. Kış döneminde şayet günde bir kez yemleme yapıyorsak kuş başı 30 gr yem yeterlidir. Şayet sabah, akşam olmak üzere günde 2 defa yemleme yapıyorsak kuş başı sabah 10 gram, akşam ise 20 gram vermek suretiyle yemleme yapabiliriz. Sabah az yem vermemizdeki sebep kuşların gün boyu canlı kalması, akşam ise iyice doyurmak suretiyle geceyi tok karnına istirahette geçirmesi içindir. Unutmamak gerekirki sağlıklı ve canlı kuşlar istiyorsak yemleme bunun yegane formülüdür. Kursağı aşırı derecede yemle dolu olan güvercinin sağlıklı kalması çok zordur. ÜRETİM (YAVRU) DÖNEMİ DAMIZLIK YEMİ: % 30 MISIR, % 20 BUĞDAY, % 10 AK DARI, % 35 BEZELYE, % 5 ÇEKİRDEK Damızlık yeminde kullanılan tahıllar orta boy veya küçük boy olmalıdır. Zira ebeveyinler bu tahılları yavrularına daha rahat sunma imkanı bulmuş olur. Yavru alma dönemi tarih itibariyle her kümese göre değissede genelikle Mart ayının ilk haftası bu iş için uygundur. Zira doğadada canlılar mart ayı itibariyle eşleşmeye ve yavrulamaya başlar. Kuşlarımızı eşleştirmeden önce sağlık barometreleri gözden geçirilir, Salmonella, kurt, koksidiyoz vs.gibi hastalıklara karşı gerekliyse ön tedavileri yapılır. Bu nedenle bu tedavilere kuşlar eşe atılmadan 1 ay önce başlanmalıdır. Tedavilerin bitiminde mutlaka aşıları yapılır. Özellikle PMV 1 (PARAMYXOVİRÜS) aşısı çok önemlidir. Zira bu hastalığın tedavisi yoktur. Sadece aşı sayesinde koruma sağlamak mümkündür. Bunun dışında Salmonella ve Pox aşılarıda vurulmalıdır. Yapılan bu 3 aşı sayesinde kuşlarımızı en tehlikeli 3 hastalığa karşı önlemini almış oluruz. Aşılama periyotu bittikten 3 hafta sonra kuşlar eşe atılır. Eşe atmadan önce son 3 gün kuşlarımıza döl verimini arttırmak için özellikle E vitamini takviyesi yapılır. Kuşlar yavrularına baktıktan sonra önlerine bir miktar yem daha konup kendilerinide doyurmaları sağlanır. Daha sonra yemlikler önlerinden alınır. Akşam yeminde aynı işlem tekrarlanır. 
DEPOMİN : Sıvı mineral ve amino asit kombinasyonudur. 1 lt suya 1 çay kaşığı verilir.
MULTİVİTAMİN: İsmin dende anlaşılacağı gibi vitamin kombinasyonudur. Bir çok firmanın bu tarzda ürünü mevcuttur. Örnek; Polisamin, Gerwit-w, Rovimix, Vitalyte, Supervit vb. gibi. Bu nedenle kullanım yazmıyorum.
NATURALİN: Güvercinler için hazırlanmış 15 Çeşit bitki suyudur. Özenle hazırlanmış olan karışımı sayesinde güvercinleri sağlıklı tutar. Özellikle sindirim ve solunum sistemine faydalıdır. 1 lt suya 1 kapak atılır.
ELMA SİRKESİ: 1 lt suya 1 tatlı kaşığı 
SARIMSAK: Doğal antibiyotik. Kabukları ayıklandıktan sonra havanda ezilerek 1 lt suya 1 diş atılır.
BAL: 1 lt suya 1 tatlı kaşığı.
ELEKTROLİT: Bu ürünüde piyasada faklı firmalara ait bulabilirsiniz. Örnek: Baymiks, Karserin C gibi.
BİRA MAYASI: 1 kg yeme 1 yemek kaşığı.
DI-A-ZYM 256: Probiyotik.1 kg yeme 1 yemek kaşığı.
SÜT TOZU: 1 kg yeme 1 yemek kaşığı. 
Deneyim Yemek, banyo, uçurma gibi işlemleri devamlı aynı vakitlerde yaparak bir düzene sokmanız gereklidir. Kuşlarınızın performanslarını devamlı yüksek tutmak için antrenman çok önemlidir.Sakatlıklara sebebiyet vermemek için özellikle yavrularınızın ayaklarını temiz tutun. Kümesinize hastalığı hiç sokmayın. Teşhisi ve tedavisi sanıldığından çok daha zor olmaktadır. Esleşmeden yaklaşık 8-12 gün sonra genelde bir gün arayla yumurtlama iki yumurta 17-19 gün sonra kırılır. Yumurta ilk yumurtladığında 15 gram kadardır. Yavrular 11 gram kadar doğarlar. 7. günde ağırlıkları 70, 14. günde 170 g.a kadar ulaşır. 40 günlükken yavrular ana babalarından ayrılmalıdırlar. Farklı bir yerde önlerinde her zaman yem ve taze su bulundurulmalı ve diğer kuşlar yemlenirken aralarına katılmalıdır. Yaklaşık 15 gün sonra diğer kuşların arasına konulabilirler. Yeme düştükten sonra yavrular kart kuşlarla kovalanmaya başlanır. Oyuna girene kadar günde 3-4 kere gruplarla uçurulur. Yavrular taklaya girdiğinde saati uzatmaya ve hava oyunlarına başlarlar. 1-2 hafta süren bu dönemde çekmeye başlarlar. Sonra sineğe çıkar ve nefesleri açılır. Sonra ayrı uçmaya başlarlar ve alçalırlar, evin üzerine gelip çekmeye başlarlar. O zaman teke düşmüş demektir, günde 1 kere tek uçurulur. Grupla uçurulursa kendini uçuşa verir, oyuna gelmez.. Yavrular 6 aylık olduklarında yumurta vermeye başlayabiliyorlar. İlkbaharda çıkan yavrular tüye geç gireceğinden daha iyi olurlar. Yemleme aksamları olmak üzere bir kere yapılmalıdır. Yavrulu anaçlara sabahta yem verilmelidir. Ancak takip edilmeden yuvaya konulan yemler diğer kuşları da yuvaya çekmekte ve yavrular ezilerek veya dövülerek ölebilmektedir. Salmalar mümkün olduğunca fazla havalandırılmalıdırlar. Yemleri buğday ağırlıklı olmak üzere mercimek yulaf, arpa, fiy, kırarak fasulye ve genelde konserve bezelye ve ufak yüzdelerle de çekirdek, kenevir ve keten veriyorum. Pirinç ishali kesebilmektedir. İshal durumunda çekirdek ve keneviri hemen kesmek gerekiyor. Bir miktar tuz ve toz sekeri her hafta yemliklerinde bulundurun. Yumurta kabuğunu ufalayarak sık sık vermek faydalı oluyor. Tüy döneminde de kavun çekirdeği ve haftada 1 yeşillik verin. Fasulye tam bir kalsiyum deposu ve protein açısından zengin ve yumurta kalitesini arttıran fosfor bulunan mercimek özellikle yavru verimi ve tüy döneminde çok gerekli. Yumurta kabuğu gelişim için gerekli olan A,D,E vitaminleri içermektedir. Bezelyede direnç arttırıcı C vitamini bulunmaktadır. Enerji ihtiyaçlarını karşılamak için buğday, mısır ve bezelye verilir. Çiftleştirmek için hazırladığınız bir çift güvercin onları bir araya koymadan yaklaşık 2 hafta önce düşük kalorili bir diyete ihtiyaç duyarlar, çiftleştirmeden bir hafta önce yüksek proteinli diyet uygulanmalıdır ve günlük öğünlerinde yeteri kadar tuz, kalsiyum, diğer mineraller ve gerekli vitaminleri aldıklarından emin olun. Dengeli beslenme çok önemlidir. Bir çok çiftlesen dişi kalsiyum eksikliğinden sakatlanır, kandaki yağ oranı yükselir ve stres altındaki kuşta tehlikeli durumlar yaratabilir. Dolayısıyla çiftleşme yemlerine çok yağlı olan çekirdek koymayın. Kuşlarınıza sarımsak, aspirin gibi şeyler vermeyin. Şehrinizdeki bir veterinerde tahlillerini yaptırarak sonuca göre tedaviye başlayın. Güvercinler yediklerini hazmedebilmek için ince çakıla ihtiyaç duyarlar. İnce çakıl taslığında birikerek sürtünme yoluyla yediklerini hazmetmesine yardımcı olur. Deniz yosunu; değerli bir protein, vitamin ve mineral kaynağıdır. Kaliteli tüy oluşumunda önemli katkıları vardır. Kırmızı kil; mide rahatsızlıklarına karsı doğal bir ilaçtır ve ishale karsı olumlu etkisi vardır. Kırmızı kil toksin maddeleri bağırsakta bloke eder ve ishali önler. Kömür; ishale karsı etkilidir. Kışları her gün mineralli güvercin tası; yazında dışarıdaki kumu kullanın. Kısın sularına katılan bal veya pekmez ve verilen bol yem soğuğa karsı çok faydalı olmaktadır. 1 aylık periyotlarla da balık yağı hapı verilebilir. İçme suyuna devamlı bir çay kasığı kadar elma sirkesi bakterilerin yayılımını önlemede faydalıdır. Yazın 3-4 günde bir büyük bir leğene; suyu devamlı değiştirerek, banyo suyuna ayda bir kere olmak üzere, sırayla neguvan toz, sirke ve tuz katın, kısın yağış olmadığında ve hava kötü değilse sabah olmak üzere fırsat oldukça banyolarını yaptırın. Yemlerin dışkılara bulaşmaması için yemlikler kullanılmalıdır. Her gün suları tazelenmeli ve hafta bir suluklar dezenfekte edilmelidir. Yuvalıklar yavrular için birçok açıdan sağlıklı ve kullanışlı oluyor. Yavrular uçurulmaya başlandığında sabah ve aksam her gün uçurulmalıdır, yoksa oyuna girmeleri gecikmektedirler. Tüy dökme genelde bir kere olur. Sonbaharda tüy dönemi hemen her kus için aynı dönem olmaktadır. Yavrularına iyi bakmayan kuşu kümesinizde tutmayın. Kuşlar soğukta üşümezler ancak yağmurda ve cereyanda kalmamalıdırlar.
Blogger tarafından desteklenmektedir.